Günün Sözü :

buy naltrexone online cheap

buy low dose naltrexone gailey.org.uk buy naltrexone online

amoxicillin without prescription

buy antibiotics online online amoxicillin online

buy tamoxifen citrate

tamoxifen
Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir. (Firdevsi)
12.03.2026 - Kaynak


Kibir, şeytani bir davranıştır


Kibir, hakkı inkâr etmek, insanları küçük görmektir. Peygamber Efendimiz, “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremeyecektir” buyurmuştur

Büyüklenmek ve gurura kapılmak manasına gelen kibir, mümin bir kalpte asla bulunmaması gereken kötü bir huydur. Öyle ki, Hz. Peygamber (SAV), Müslümanları bu duygudan şiddetle sakındırmıştır. Şeytanın işlediği ilk günah olan kibir, onun Cenab-ı Hak tarafından lanetlenmesine ve cennetten çıkarılarak azabı hak etmesine sebep olmuştur.
Allahu Teala, "Kibirlenip insanlardan yüz çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kurulup övünenlerin hiçbirini sevmez" (Lokman, 18) buyurarak kullarını bu kötü huydan sakındırmıştır.

SAHİBİNE KAYBETTİRİR
Allah'ın Resulü (SAV), müminleri kötü bir akıbetten korumak amacıyla birçok hadiste kibrin zararları üzerinde durmuş ve mütekebbirlerin Allah katındaki hazin sonundan şöyle bahsetmiştir: "Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremeyecektir."
Bir adam dedi ki: "Ya Resulullah, insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını ister." Bunun üzerine Allah Resulü (SAV) şöyle söyledi: "Allahu Teala güzeldir ve güzelliği sever. Kibir; hakkı inkâr etmek ve insanları küçük görmektir." (Müslim, Tirmizi).
Yine bir gün Efendimiz (SAV), Sürâka adlı sahabiye, "Ey Sürâka! Sana cennetlik ve cehennemlik olanları haber vereyim mi?" diye sordu. Sürâka'nın, "Buyurun ey Allah'ın Resulü" demesi üzerine Hz. Peygamber şöyle dedi: "Cehennemlik olanlar sağa sola çalım yaparak gururlu gururlu yürüyen huysuz kimselerdir. Cennetlikler de zayıf olduklarından ezilenler ve haklarını koruyamayanlardır." (Taberani).
Kibrin kalpteki gizli tecellisinin ne kadar tehlikeli olduğunu ve şeytani bir davranışa dönüştüğü için sahibine kaybettirdiğini şu örnekte daha net görmekteyiz:
Sahabe-i Kiram, Resulullah'a (SAV) bir adamın iyiliğinden bahsetmişti. Bir gün sözü edilen kişi, Efendimize çıkıp geldi. Ashab, Resulullah'a, "Ey Allah'ın Resulü! Sana bahsettiğimiz adam bu" dediler. Resulullah ona bakınca, "Ben onun yüzünde şeytani bir karanlık görüyorum" dedi.

TEHLİKELİ BİR HASTALIK
Adam selam verip Resulullah'ın (SAV) yanında durunca, Allah Resulü ona, "Allah adına sana soruyorum. Nefsin sana, etrafında senden daha değerli insan olmadığını söylüyor mu?" diye sordu. O kişi, "Evet, aynen söylediğiniz gibi" dedi. (Müsned, Beyhaki). Kalbinde kibir taşıyan kimseyi Allah alçaltacağı için, kişi kendi gözünde büyük ancak insanların gözünde küçük olmaya mahkûmdur. Allah bizleri bu tehlikeli hastalıktan muhafaza buyursun.


'YA RABBİ, SENİ NEREDE ARAYAYIM?'
Hz. Musa bir gün yüce Allah'a yalvarır. Ve şöyle sorar: ''Ya Rabbi, ben seni nerede arayayım? Nerede bulayım?'' Yüce Allah, Hz. Musa'ya şöyle vahyeder: ''Musa! Beni kalbi kırıkların yanında ara. Ben onlara her gün ve gece bir kulaç yaklaşırım. Böyle olmasaydı helak olup giderlerdi."
Abdullah bin Selam'a soruluyor: "Kalbi kırıklar kimlerdir?'' O şöyle cevap veriyor: ''Yüce Allah'a aşırı sevgisinden dolayı başkalarına kalbini kapatan, bundan ötürüdür ki kalbi kırık olandır.'' (Ebu Nuaym, Hilye, 2/364).
Kalbi Allah'tan başkasından uzak etmek elbette zor ve çetin imtihanı gerektiren bir mertebedir. Ona talip olmak da zordur, onun hakkını yerine getirmek de. Kalbini Rabb'ine açan sadece O'nunla ünsiyet (doygunluk) bulur. Gözü O'ndan başkasını görmez. Başkasını önemsemez de. Onun için aleyhinde konuşan ile lehinde konuşan arasında fark yoktur. Malı kaybettiğinde de, kazandığında da kalbinde bir kayma olmaz. Mütevazıdır, ihlaslıdır. Kin tutmaz. Nefret duymaz. Bunlara kalbini kapatmıştır. O'nun için tek şey, Rabb'in rızasıdır.
Yüce Allah, Hz. Musa'ya sorar: ''Seni niye seçtim ve sana neden hitap ettim ey Musa biliyor musun?" Hz. Musa, ''Hayır ey Rabb'im'' der. Yüce Allah cevap verir: ''Çünkü hiç kimse senin kadar mütevazı davranamadı. Sen benim rızam için hep mütevazı davrandın. Ben de seni onun için seçtim.'' (İbn Recep Hanbeli, Ez-züll, 142).


BÜYÜKLERİN DUALARI

Veysel Karani'nin duası
Allah'ım, sen Rabb'imsin, ben kulunum. Sen Halik, ben mahlukum. Sen rızık veren, ben rızıklanan. Sen sahip, ben sahiplenen; sen şerefli, ben şerefsiz; sen zengin, ben fakirim. Sen diri, ben ölüyüm. Sen Bâki, ben fâniyim. Sen kerem sahibi, ben keremsizim. Sen iyilik yapan, ben kötülük yapanım. Sen bağışlayan, ben günah işleyenim. Sen büyük, ben küçüğüm. Sen kuvvetli, ben zayıfım. Sen veren, ben dilenenim. Sen emniyetli, ben emniyetsizim. Sen cömert, ben ise miskinim. Sen kabul eden, ben dua edenim. Günahlarımı bağışla, beni azarlama, beni rahmetine ulaştır, ey merhamet edicilerin en merhametlisi!


SORU - CEVAP

Annenin göğsü bozulmasın diye bebeğini emzirmemesi caiz mi?

Sevgili genç kızlarımız, sakın bunu yapmayın. Çocuğunuz, görüntünüzden daha önemlidir. Hanımefendiler, lütfen çocuklarınıza temiz sütünüzden verin. Çünkü Allah herkesin evladına sütü, yarayacak şekilde gönderir. Hiç kimseye annesinin sütü kadar değerli bir şey yoktur. Ananın sütü bereketlidir ve çocuğa bir aşı gibidir. Çocuğuna süt veren anaya Allah ayrı bir güzellik verir. Sütünüzü çocuğunuzdan esirgemeyin. Sütünüz varken mama vermeyin, sütünüz yoksa tabii mama verebilirsiniz.

Babanın emekli maaşını almak için boşanmak dinen geçerli mi?

Bu iş devleti kandırmaktır ve alınan para haramdır. Boşanma dinen geçerli olur.

Bayramda kurban kesmek yerine parasını dağıtsam caiz mi?

Kişi kurban kesmek yerine parasını dağıtmakla, vacip olan kurban borcunu ödemiş olmaz. Sadaka vermek ayrı bir ibadet, kurban kesmek ayrı bir ibadettir.


BİR AYET
"Kim Peygamber'e itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik." (Nisâ, 80)

BİR HADİS
"Allah ve Resul'ünü diğer şeylerden fazla sevmeyen kimse imanın hazzına eremez" deyince Hz. Ömer, "Ey Allah Resulü! Kendim hariç seni herkesten ve her şeyden çok seviyorum" demiş, Hz. Peygamber de "Olmadı ya Ömer!" demişti. Hz. Ömer, "O halde seni kendimden de çok seviyorum" deyince Resulullah "Şimdi oldu ey Ömer" buyurdu. (Buhari, "İman", 9; Müslim, "İman", 15)

BİR SÜNNET
Yemek yerken ne çok konuşmak, ne de susmak. Zaman zaman konuşmak.

BİR ESMA
El-Adl: Adalet sahibi, yerli yerinde yapan.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  İyilikleri ertelemeyin (11.03.2026)
  İslam edepten ibarettir (10.03.2026)
  Ölenler bizlerden ne bekler? (09.03.2026)
  Mümin ebediyen azapta kalmaz (08.03.2026)
  Günahlara karşı örtücü olun (07.03.2026)
  Gıybet dilin afetidir (06.03.2026)
Sayfa Başı
12.03.2026 Ezan Vakitleri
İmsak : 05:50   İkindi : 16:36
Güneş : 07:14   Akşam : 19:14
Öğle : 13:19   Yatsı : 20:33
      Duyurular
12.03.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Kibir, seytani bir davranistir" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilir
Devamı...
11.03.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Iyilikleri ertelemeyin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
10.03.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Islam edepten ibarettir" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 3697
Bugün : 3172
Bu Ay : 144801
Bu Yıl : 1282116
Toplam : 193270639
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük